« İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI   - İş Kazası- İşyerinin Anlaştığı Servis Şoförünün Kusurlu Hareketi Sonucu Sorumluluk

T.C
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 1997/21-70
K. 1997/345
T. 16.4.1997
• MÜTESELSİL SORUMLULUK
• İŞ KAZASI
• İLLİYET BAĞI ( İş kazası )
• KUSUR RAPORU ( İş kazası )
• MALULİYET
506/m.11, 19
1475/m.1
ÖZET : İşverenin anlaştığı servis şoförünün kusurlu hareketinden sorumlu olması, İş Kanunu’nun 1/son maddesi gereğidir. Bidayet Mahkemesi’nin kusur raporunu yanlış değerlendirerek illiyet bağının bulunmadığından bahisle davayı red etmesi Usul ve Yasa’ya aykırıdır.
DAVA VE KARAR : Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 8.İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.4.1996 gün ve 1994/387-1996/217 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 14.10.1996 gün ve 1996/3965-5647 sayılı ilamı:
( . . . Davacı, iş kazası nedeniyle uğradığı maddi zararın tahsilini talep etmiştir. Olay, işverenin anlaştığı servis aracının benzin fişi almak üzere fabrika bahçesinde hızla seyri sırasında, kenarda bekleyen işçilere çarpması sonucu vuku bulmuştur. 30.11.1994 tarihli sigorta müfettiş raporunda da olayın servis aracının kusuru sonucu olduğu vurgulanıp, iş kazası kabul edilmiş ve Sosyal Sigortalar Kurumunca da davacıya malûliyet nedeniyle gelir bağlanmıştır. İşverenin anlaştığı servis şoförünün kusurlu hareketinden işverenin de sorumlu olacağı, İş Kanunu’nun 1/son maddesi gereğidir. MahkeMen’in kusur raporunu yanlış değerlendirerek illiyet bağının bulunmadığından bahisle davayı reddetmesi Usul ve Yasa’ya aykırıdır. . . ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosya da ki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosya da ki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa’ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı ( BOZULMASINA ), oybirliği ile karar verildi.